Balkanlarda motosikletle 4.000 kilometre – 3. Bölüm – SON

0
655

7. Gün – 19 Mayıs Cuma

Kahvaltı sonrası önce benzinlerimizi alıp sonra Zabljak’a gittik. Dün yapmış olduğumuz hatadan dolayı hayıflansak da olan olmuştu. Zabljak oldukça hareketli fakat bir o kadar güzel ve sakin gözüküyordu. Durmitor’un eteklerinde 1416 metre rakımda yer alan ve park içinde yer alan göller içinde en ünlüsü olan Crno Jezero (Siyah göl) bir sonraki hedefimizdi. Göle doğru giderken manzara müthişti. Her taraf yeşilin bir tonu ile kaplanmıştı. Keşke zamanımız fazla olsa ve güzel manzara ve temiz hava eşliğinde güzel bir trekking yapabilseydik. Eğer Durmitor’a uğramayı düşünürseniz yanınıza mutlaka kalın birşeyler almayı unutmayın. Siyah göl İki adet gölün birleşiminden oluşmuş ve maksimum derinliği 1155 metre imiş. Durmitor Ulusal Parkında 18 adet buzul gölü bulunuyor ve yukarıdaki Karagöl bu göllerden en çok ziyaret edileni. Çünkü buraya yokuşu olmayan düz bir yoldan geliniyor. Bu nedenle herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bir yer. Giriş için ücret ödemek gerekiyor ☹

Daha sonra rotamızı gene Durmitor Milli Parkında yer alan ve 146 km uzunluğu ve 1333m derinliğiyle Dünya da Grand Kanyon’dan sonra ikinci büyük ve Avrupanın ise en derin kanyonu olan Tara Kanyonuna çeviriyoruz. Burada rafting ve zipline (1333 metre yükseklikle kanyonun iki yakasına gerilmiş çelik halatta kayarak kanyonun karşısına geçebiliyorsunuz ☺) gibi yapabileceğiniz aktiviteler bulunuyor. Kanyonun iki yakasını birleştiren köprünün olduğu yerde hediyelik eşya dükkanları ve kafeteryalar mevcut. Burada kısa bir kahve molası verdik.

Kısa moladan sonra gene kanyon boyunca bir çok kaya tünelinin içinden geçerek Kosova’ya giriş yaptık. Kosova girişinde 15 € ödeyerek oraya özel yeşil sigorta yaptırdık. Priştine üzerinden Makedonya ya geçtik ve Üsküp’e vardık. Kosova yolları ve trafiği ile Arnavutluğun hallicesi. Bize gene yoran bir yolculuk oldu Kosova geçişi. Kosova gümrüğü ve sonrasındaki yol ise virajları ile güzel bir iniş yolu idi.

Yorucu Kosova trafiğinden sonra Makedonya ya giriş yaptık ve akşam üzeri Makedonya’nın kalbi Üsküp’e ulaştık. Merkezde yer alan ve daha önce de kaldığım İbis otele yerleştik. Fiyatı, konumu ve kahvaltısı ile başarılı bir otel İbis. Üsküp merkezde gezip, yemeğimizi yedik. Üsküp de Ohrid gibi Türk turistlerin sayıca fazla olduğu bir şehir.

Üsküp’ün ortasından meşhur Vardar Ovası türküsüne ilham olan Vardar nehri geçiyor ve şehri ikiye ayırıyor. Nehir üzerinde yer alan taş köprü şehrin ana simgelerinden. Ayrıca Makedonya Meydanı, meydan üzerinde yer alan devasa At Üzerindeki Savaşçı heykeli (Çoğu insan bu heykeli Büyük İskender Heykeli olarak tanıyor), Makedonya kapısı, Üsküp kalesi, Parlamento binası gibi birçok görülesi yer var.

Eski Çarşı olarak bilinen yerin ise bizdeki çarşılardan bir farkı yok ☺ Pek yabancılık çekmiyor insan.

8. Gün – 20 Mayıs Cumartesi

Artık gezinin sonlarına yaklaşmıştık. Sırbistana mı gidelim yoksa dönüş yoluna mı geçelim derken sanırım ev ve aile özlemi baskın geldi ve dönmeye karar verdik. Yolun kısalığından ve kısmi otoban olmasından dolayı dönüşü Bulgaristan üzerinden yapmaya karar verdik. Sabah erken saatlerde Sofya hedefi ile yola çıktık. Amacımız Sofya da şehrin simgesi olan katedrali görmek, öğle yemeği yemek ve çok da zaman kaybetmeden sınıra ulaşmaktı.
Sofya merkezde Aleksandr Nevski Katedrali önünde mola verdik. Kısa bir katedral ziyareti sonrası hemen yakınlardaki bir restoranda güzel bir öğle yemeği yedik ve biraz dinlendik. Sonrasında Edirne’ye doğru yola çıktık. Yol bundan sonra otoban olduğu için tapagaz yol aldık ☺

Edirne’den sonra hedef İstanbul ve eğer hala kendimizi enerjik hissedersek Eskişehir idi fakat Kartal yakınlarında çok enerjimiz kalmadı ve çok da zorlamak istemedik kendimizi. Yakınlarda bir otel bulup orada konakladık.

9. Gün – 21 Mayıs Pazar

Sabah erken kalkıp kahvaltımızı yaptık. Yavaş yağan yağmurda Kalan 250 km’lik yolumuzu yapıp öğleden önce evlerimize ulaştık ve gezimizi tamamladık. Ben kullandığım Africa Twin ile toplamda 3951 km yol yapmışım, ortalama yakıt tüketimi 5,6 litre/km ve ortalama sürat 70 km/s olarak gerçekleşmiş.

Yazının 1. ve 2. bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
1. Bölüm: Balkanlarda motosikletle 4.000 kilometre
2. Bölüm: Balkanlarda motosikletle 4.000 kilometre